“Hayvan öldürene, insan öldürmüş gibi ceza verilmeli…”

Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban, “Hayvanlara karşı işlenen suçlar Kabahatler Kanunundan çıkarılarak TCK’ya geçmeli”

Röportaj: Faruk ATA

Foto: Mustafa KUL

Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanan, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunundaki değişikliğe tepkiler durmak bilmiyor. Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban, yapılan değişikliğin hayvanları ölüme mahkum eden bir anlayış olduğuna değinerek, “Özellikle sokak hayvanları için sürgün ve ölüm içeren yasa tasarısı, katliamlara sebep olmadan geri çekilmeli ve yeniden hazırlanmalıdır” dedi.

  • “Yasa yeniden hazırlanmalı…”

Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneğinde bir araya geldiğimiz Başkan Lütfiye Tüzün Kurban, Başkan Yardımcısı Sevgi Yalman Melek, bir önceki dönem Başkanı Engin Barin ve Dernek Görevlisi Serpil Demirkapu’nun yasa ile ortak görüşleri şöyle: “ 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapılması için Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanan, özellikle sokak hayvanları için sürgün ve ölüm içeren yasa tasarısı, katliamlara sebep olmadan geriş çekilmeli ve yeniden hazırlanmalıdır. Talebimiz, bu tasarının STK'lar, Akademisyenler, Veteriner Hekim Odaları, Barolar, Hayvan Hakları Komisyonları ve Hayvanları Koruma Derneklerinin katılımıyla tekrar görüşülüp, çözüm odaklı olarak ve sokağın gerçeklerine, eko dengeye, vicdani ve insani koşullara uygun olarak yeniden hazırlanmasıdır."

  • “Bu hayvanlar nereye gidecek…”

“Yeni çıkması planlanan yasada şiddetle karşı çıktığımız 3 madde var. Bu yasalardan bir tanesi önceki yasaya göre; ‘Köpekler kısırlaştırılır, küpelenir, iç- dış parazitleri yapılır, aşılanır ve alındığı yere bırakılır.’ Yeni yasaya göre köpekler, okul, hastane, lokanta, oyun alanları, park ve bahçe alanlarına bırakılmayacak. Geriye kalan ise dağlık alanlara bırakılacak. Biz bu maddeye karşıyız. Şehir dışında köpeklerin kontrolü mümkün değil. Şehir içinde oldukları zaman kontrollerini sağlayıp, aşılarını ve  iç - dış parazitlerini yapmamız daha kolay. Trabzon’da okulun, restoranın, parkın, caminin olmadığı bir yer yok ki. Bu hayvanlar nereye gidecek? Şehir dışına, dağlık alana göndermek istiyorlar."

-              “Nüfusu 100 binden aşağı olan yerlerde kısırlaştırma merkezleri kaldırılacak..”

“Karşı çıktığımız diğer madde ise, nüfusu 100 binden aşağıda olan yerlerde kısırlaşma merkezi kurulma zorunluluğu vardı. Yeni yasayla bu madde kaldırılacak. Nüfusu 100 binden aşağı olan bine yakın ilçe var. Hayvanlar hızla artıyor. Bir çift köpek 6 yılda kısırlaştırılmazsa 67 bin köpek doğuruyor. 6 aylık köpeğin kısırlaştırılması lazım. Yeni yasada köpekler şehir dışına çıkarılacak. 100 binden aşağı olan ilçelerde kısırlaştırma kaldırılacak. Bu müthiş bir patlama yaratacak ve hayvanlar rezil bir şekilde üremeye başlayacak. Halk kendi imkanları ile öldürmeye başlayacak. Hayvan ve insanlar karşı karşıya gelecek. Bu nedenle halk sağlığını da tehlikeye sokacak. Şöyle bir yanlış bilgi var. Uyuz bir köpek hastalığını asla insana geçirmez. Gezdiği yerde diğer hayvanlara bulaştırır. İnsanlar bu tür hayvanları özellikle kovalıyor. Aman hasta, gitsin diye. Onu göndermek yerine bir veterinere götürüp, bir iğne ile iyileştirebiliriz. Kısırlaştırma merkezlerinin nüfusu 100 binden aşağı olan ilçelerde merkezlerin kaldırılmasını istemiyoruz.”

  • “Hayvan sahiplenme barınaklarda yapılmalı…”

“Diğer bir madde ise, barınaklarda olan hayvanların Pet Shoplarda satılmasının, sahiplendirilmesinin kaldırılması.  Barınaktaki hayvanlar Pet Shoplara girdiği zaman sahiplenmiş sayılıyor. Deney yapılacağı zaman Pet Shop’lardan hayvan satın alınıyor. Yani barınaktaki hayvanlara deney yolu açılıyor. Bu 3 maddeyi istemiyoruz. Sahiplenmek isteyen barınaklardan alsın, gitsin. Hayvanların Pet Shoplarda satılmasını istemiyoruz. Hayvana yapılan deneye de karşıyız. Bence gönüllü insanlarda deney yapılabilir… Niye yapılmıyor. Onlara da yapılsın"

  • “Hayvanlara karşı suç işleyenler Türk Ceza Kanunu ile yargılanmalı…”

“Ayrıca, hayvanlara yapılan suçların Kabahatlar Kanundan çıkarılarak Türk Ceza Kanununa geçmesini istiyoruz. Bugün bir hayvanı öldüren bir insana 300 TL. para cezası verip affetmek doğru değildir. Kabahat işlemiş ise onun yerine suç cezası uygulanmalıdır. Bunlara caydırıcı bir şekilde hapis cezası gelsin. Bu kuralların uygulanması gerekiyor. Bizim gibi o da canlıdır. İnsana yapılan muamele havyana zarar verene de uygulanmalı..”

  •  “Yeni barınak çok uzak…”

“Trabzon Merkezdeki barınağın şartları düzeltilseydi çok daha iyi olurdu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi bize araç tahsis etse de acil durumlarda yeni barınağa ulaşmamız çok zor. Türkiye’nin en büyük barınağı diye adlandırılıyor. Aslında burada büyüklükteki amaç çok hayvan alacak değil. Asıl amaç, barınağa giden hayvana daha iyi hizmet verilecek. Rontgeni çekilecek, ameliyatı, kan tahlili yapılabilecek. Bu anlamda büyük bir barınak. Bütün ilçe Belediyeleri hazırda bekliyor. Bütün hayvanları göndermeyi planlıyor ve bu büyüklük yanlış anlaşılıyor.. “

  •  “İlçelerde kısırlaştırma merkezleri kurulmalı…”

“Biz ilçelerde barınak değil, kısırlaşma merkezleri kurulmasını istiyoruz. 10 köpeğin kalabileceği küçük istasyonlar kurulabilir. İlçe Belediye Başkanlarına söyledik, bizden hizmet isteyin köpekleri kısırlaştıralım, aşılayalım diye ancak, sıcak bakan olmadı. Sadece Araklı Belediyesi kısırlaştırma için araçla köpekleri gönderdi. Kısırlaştırma merkezi kurmasalar da, sokaktaki hayvanları barınağa götürmesinler. Barınaklar çok sıcak oluyor. Köpeğin tırnakları toprağa değmeli, çimen yemeli. Yasada barınak diye bir şey yok. Yasada hayvan barınağa alınır. 10 gün bekletilip, kısırlaştırılır daha sonra alındığı yere bırakılır.”

  • “Kısırlaştırılmış köpek kedi ile oynar…”

“En çok gelen şikayet çeteleşme. Okul önlerinde rahatsız olan çocuklar var. Fakat o köpekler kısırlaştıktan sonra çeteleşmeye karışmaz ve sakin sakin uyur, yatar kimseyle uğraşmaz. Hatta kısırlaştırılmış köpek kediyle bile oynar. Üreme hakkını elinden almıyoruz aslında. Şu anda hayvanları kontrol altına alamadık. Kontrol altına aldıktan sonra belirli bir seviyeye gelince de insanların kabul edebildiği zaman bırakacağız. “

  • “Barınak sistemine karşıyız. Köpeğin yeri doğadır…”

“Barınak deyince insanlar şunu anlıyor, “Hayvanlar burada ölünceye kadar bakılacak”. Bu yanlış bir algıdır. Öyle bir şey yok, yazıktır günahtır. Bizlere, ‘Siz bu hayvanları kısırlaştırarak doğasıyla oynuyorsunuz’ diyorlar. Ama hayvanların yeri beton değil. Köpeğin tırnakları toprağa değmeli, cimi koklamalı, çim yemeli, kışın ısınabilmeli ama şimdi beton üzerinde yaşam mücadelesi veriyorlar. Beton onların da doğasına aykırı. Barınak sistemine zaten karşıyız. Hayvanlar da doğal ortamlarda yaşam hakkına sahiptir. Kedi doğum yaparken barınağa aldırıyorlar. Yok böyle bir vicdansızlık. “

  • “Sponsor arıyoruz..”

“Kedi kısırlaştırma merkezi için sponsor arayışındayız. Eskiden sokaklar bu kadar aydınlık değildi bu nedenle kediler kış ayını uyuyarak geçirirlerdi. Şimdi her aydınlık olduğu için kediler sürekli doğuruyor. 150 Tl kısırlaştırma bedeli var. Sponsor bulursak kedi kısırlaştırma ve tedavi merkezi kurmak istiyoruz. Büyükşehir veya Ortahisar Belediyelerimizle irtibat halindeyiz. Ayrıca hayvan ambulansı alınması için çalışmalar yapılıyor.”

  • “Fatih Erol’a teşekkürler…”

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanı Fatih Erol’a teşekkür ediyoruz. Hiçbir talebimizi geri çevirmiyor ve Trabzon’u ’Hayvan Dostu Kent’ yapmak istediğini her fırsatta bize söylüyor.Ayrıca, bu sıcak havalarda suya insandan daha çok hayvanların ihtiyacı var. Lütfen evinizin önüne bir kab su koyun.. Onların da bu dünyada en az insanlar kadar yaşam hakkı var”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292