Sayın Usta’ya;

  1. “En çok da içinde yaşayan birisi olarak ben üzülebilirim takımımızın sportif alandaki durumuna” demişsiniz. Şahsi işlerinizi Trabzonspor’dan daha fazla takip ettiğinizden ve önemsediğinizden ne kadar üzüldüğünüzü görebiliyoruz.

  2. “Malesef ekonomik sorunlar daha çook uzun süre yoluna girecek gibi durmuyor. Kara delik; kulübün geleceğini acımasızca yutuyor ve öğütüyor” demişsiniz. 50. Yılda şampiyonluk sözü verirken bu kara deliğin varlığını bilmiyor muydunuz? Yoksa bu bir seçim stratejisinden ibaret miydi? Eğer sadece bir strateji ise tebrik ederiz çünkü size seçimi kazandırdı.

  3. “Takımın üst düzeyde yarışabilir olması için özgüven yükselmesine ve 2-3 transfer döneminde nokta atışı 6-7 net oyuncuya ihtiyacımız var” demişsiniz. Daha sezon başı 7 nokta transfer yaptınız ya. 6-7 tane daha nokta transfer yaparsak 12-13 nokta transfer olur, 11 kişilik kadroda nasıl yer bulacak bu kadar nokta transfer. Ha bir de özgüven dediğiniz şey nasıl ve kaç ayda yükselir? Beklemekten sıkıldık da!

  4. “Ya günlük kararlarla avunup avutacağız. Ya da... kızılcık şerbeti içip her tür eleştiriyi sineye çekerek iş planına göre yürüyeceğiz” demişsiniz. Tuzu kuru olan biri kızılcık şerbeti neden içsin ki. Biz taraftar olarak yıllardır içiyoruz o kızılcık şerbetini, siz çok çoğu bırakıp işinizin başına dönersiniz. Reklamın iyisi kötüsü olmaz, Trabzonspor’u küme düşürüp batıran Sayın Usta 1-2 sene konuşulur unutulur. Trabzon halkı neleri unutmadı ki bunu unutmasın.

  5. Üzgünüz çünkü... borçlardan dolayı sadece döviz kurunun yükselmesinin kulübümüze etkisi yaklaşık 40 milyon (trilyon) civarında olmuştur” demişsiniz. Sözleşme yaparken kur sabitleme aklınıza gelmedi mi? Ha diyeceksiniz ki eski yönetimin sözleşmeleri, hadi 10 milyon ondan olsun, gerisi sizin yaptığınız sözleşme zararı. Sahi siz bu hastaneleri nasıl yönetiyorsunuz? Yoksa iş Trabzonspor olunca önemsenmiyor mu?

  6. Tüm sıkıntılara rağmen devre arasında 2-4 iyi transferle sportif alanda da bir iyileşme tabi ki olacaktır. Ama ne yazık ki yolumuz uzun” demişsiniz. Devre arasında hiçbir takım iyi oyuncusunu başka bir takıma vermez, sözleşmesi biten oyuncu da avanta parasını almadan gelmez. Devre arası transfer masalı ile kimleri uyutmaya çalışıyorsunuz? Transferle sportif başarı olsaydı yaptığınız 7 nokta(!) transfer ile olurdu zaten.

  7. “Stadın açılması da ikinci devreye pozitif etki yapacaktır. Özetle; her şeyin farkındayız ama malesef camia olarak bu bedeli ödeyeceğiz” demişsiniz. Şu Akyazı olmasa acaba neye bu kadar sığınabilecektiniz bilmiyoruz. İyi ki açılışı uzamış, yoksa ne yapardınız. Bir bedel ödeyen varsa o da taraftardır, bu güne kadar hiçbir yöneticinin bedel ödediğini görmedik. Bırakın bu camia edebiyatını.

  8. “Herkes inansın ki çok üzgünüz ama ne yapacağımızı biliyoruz. O güzel günleri tekrar görmek istiyorsak... "kırmayalım, cesaret verelim” demişsiniz. Aylardır cesaret veriyoruz sonuç ortada. Camianın biraz da korku vermeye başlaması daha faydalı olmaz mı?

  9. “Son söz... ağır hasarlı, engebeli uzun bir yoldayız. Zor olacak hem de çok zor. Bizim için de herkes içinde. Ama olsun sizinle başaracağız” demişsiniz. Yolun uzun olduğu ortada, zor olacağı da kesin. Ancak doğru işler yapmaya başlamazsanız tek başınıza kalırsınız. Stratejik hamleler gelmezse biz yokuz.

  10. “Kulüp tarihinin en zor döneminden geçiyoruz. Kulübüm için ne yapabilirim diyen herkesi düşünmeye davet ediyorum. Gün harman olma günüdür” demişsiniz. İyi güzel de sayın Başkan! Bunu dediğiniz günün öncesinde başkan yardımcınız futbol ile ilgili görevlerinden çekildiğini açıklıyor. Zaten yönetimde 3- kişinin yüzünü görüyorduk biri gitti kaldı 2-3. Bu yöneticiler Kulübü önemsemiyor mu yoksa. Gerçi görevini bıraktığını açıklayan yöneticinin şahsi sosyal hesabından tatlı fotoğrafları paylaşması Kulübü ne kadar önemsediğini gösteriyor zaten. Kulüp tarihinin en zor döneminden geçtiğimiz günlerin sizin yönetiminiz zamanına denk gelmesi bir tesadüf mü yoksa basiretsizliğin bir sonucu mu? Gün harman olma günüdür diyorsunuz da en yakınınızdakiler bile bırakıp gidiyor. Harman olma işi her zaman taraftarın görevi midir? Scout masalı ile Kulübü 10-11 milyon € transfer borcu altına sokup, 7 nokta transfer deyip leş oyuncuları takıma doldurup, gereksiz maaş yükü oluşturup elini kolunu sallayarak ben gidiyorum demek bu kadar kolay mı? Daha en yakınınızdaki yöneticinize sözünüz geçmiyor da taraftara mı söz dinleteceksiniz?

Koskoca bir efsane ellerinizde yok oluyor farkında mısınız? Titreyin ve kendinize gelin. Bu camianın masala değil icraata, bırakıp kaçan yöneticiye değil elini taşın altına sokacak aslan gibi yürekli insanlara ihtiyacı var. Yapamıyorsanız yol yakınken bırakıp gidin yoksa durum vahim. Bu Kulüp bu kadar kötü yönetilmeyi hak etmiyor Sayın Usta!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Enver Kaplan 2 ay önce

Yazariniz çok güzel bir yazı yazmış sanki ileride olabileceklerini sezinleyerek helâl OLSUN bu delikanlya okuyanlar her halde bir şeyler çıkarır teşekkürler

banner292