1876’dan başlayarak Cumhuriyetimizin ilk yıllarına, oradan da günümüze gelen ve bir külliye oluşturan Anayasalar bu verimli toprakların ürünleri olmuştur ve bir ideolojiden (kurucu ideolojiden) beslenmiştir kuşkusuz. Küçük muhalefet yine bizim anlayamayacağımız bir çıkışla yeni Anayasayı ve başkanlığı dile getirdi. Zaten var olan puslu ortama, iklime yapay sis bulutlarını gönderdi. Onlar biliyor, kimse bilmiyor!

1982 Anayasasının yüzde altmışından fazlası değişmiş. Yani cunta yasasının önemli bir kısmı yok. Ayrıca yeni bir yasayı kim istiyor? Sokaklarda çığlıklar! Yasamızı yapın mı diyor? Kim istiyor? Kulak verin ses yok!.. İnsanlar sokaklarda sadece ”ekmeğin” peşinde…

O zaman hangi kriterlere göre ve hangi saikle isteniyor ve yardımcı olunmaya çalışılıyor.
Hatırlayın 2010’daki referandumda ”yetmez ama evet ” çilerin de yardımıyla anayasaya ilave edilen madde ile yargının başına gelenleri… Hiç kuşkusuz ”başkanlık” ve ardından da federasyon, sonrası da bölünme…

40 yıllık siyasetçiler, akademisyenler nasıl bunu görmez?

Teve’lerde hemen mantar gibi süper uzmanlar çıkıyor anayasa değişsin ve içine 21 etnisite koyulsun diyor.

Herif oturmuş saymış, niyet kötü olunca kolay oluyor. Gelişmiş ülkeler demek adet olmuş. Oysa yüzyıllarca dünyayı sömürerek sadece ve sadece kendilerine uygarlıklar kurmuşlar.

Evet onlarda bile bu yok. İsteyen baksın ”arama motoru amcaya”. Hiç birinde kurucu ideoloji pas geçilmemiş.

Bize adalet gerekli hem de acil!

Bol kaktüslü günler...
 
Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292

banner348