Onların asıl işi “işçi” ekmeklerini fabrikalarda  çalışarak kazanıyorlar

Sizin gibi milyonları cebe indirip sahaya çıkmıyorlar

Kazandıkları her maç sonrası “hani bizim pirim” diye ayaklanmıyorlar

Primimiz sırtımızdaki forma  Ayyıldız diyorlar

Sizin asıl mesleğinizi onlar bir anlamda hobi olarak yapıyorlar

Onların bir uzuvları da sizden eksik

Kimin bacağı, kiminin kolu yok

Sizin onlardan neyiniz eksik acaba

….

Onlar Dünya Şampiyonu oluyor, siz dünya şampiyonasına bile gidemiyorsunuz

Kıytırıktan bir takıma yeniliyor havlu atıyorsunuz

Onlar kazanıyor, siz kaybediyorsunuz

Hakikatten sizin onlardan neyiniz eksik

Ben söyleyeyim fazlanız var

Sizin asli işiniz, onların fahri işi

Siz bir puan alsanız cebiniz doluyor, onlar dünya şampiyonu oluyor karınları doymuyor

Siz 350 bin nüfuslu İzlanda’ya yeniliyorsunuz, onlar futbolun beşiği İngiltere’ye sahayı dar ediyorlar

Sizin gibi son model akıllı telefonları da yok

Hepsi kontörlü telefon kullanıyor

Milyonluk otomobilleri de

AKBİL ile işe gidip geliyor

Sizin bir maçlık priminiz için onlar bir yıl çalışıyor

Asgari ücret veya biraz üzerinde bir maaş alıyorlar

Çalıştırıcı Uğur Özcan bir gazi

Kaptan Osman, Şırnak da mayına basıp ayağını kaybetmiş, Kemal de onun gibi

Mehmet  tarlada çalışırken ayağını saman makinesine kaptırmış, Barış  5 yaşında kaçan topu yakalayayım derken aracın altında kalıp ayağını vermiş

Hepsinin bir hikayesi var

Dünya şampiyonu olan bir futbol takımından bahsediyoruz.

Türk insanının giderek soğuduğu futbolu yeniden sevdiren insanlar bunlar

Uzun zamandan beri nefret ettiğim futbol ilk kez beni bu kadar heyecanlandırdı

Final maçını izlerken ekran başında hop oturdum hop kalktım

Futboldan anlamayan annem bile televizyona kilitlendi

Her dua okuyuşundan sonra “hayde uşağum” diye bağırdı

Bu nasıl bir hırs nasıl bir azim

İki bacaklı futbolcuların yapamadığını tek ayağı ve koltuk değnekleri yardımıyla yapan insanlar

Arı gibiler sahanın her yanını geziyorlar

Onları izlerken aklımda hep ,”acaba bizim iki ayaklı futbolcular maçı izliyorlar mı” sorusu vardı

Hırs, azim, inanç güç ancak bu kadar olurdu

Sanki bir inanmışlar ordusu vardı

Futbol oynamıyorlar, resmen savaşıyorlar

Yorulmak nedir bilmiyorlar

Siz izlerken ne düşündünüz bilmiyorum

Ama kazanmak için kolunuzun bacağınızın olmasına gerek yok

Bu inanç meselesi

Ayyıldızlı formayı sırtına giymekle başlıyor

İstiklal marşı ile coşuyor

Türbinlerden “Türkiye” sesiyle büyüyor

Hırs, azim, inanç kazanma içgüdüsü tavan yapıyor

Taktiğin, kondisyonun, oyun sisteminin bir önemi kalmıyor

Her şey ortadan kalkıyor

Siz sert gelen topa sırtınızı dönüyorsunuz..

Onlar koltuk değneğine kafasını koyuyor

Yani anlayacağınız

Sizin 4 ayağınız, 4 kolunuzda olsa

Bu iş beden işi değil

Yürek işi…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292