2017 fındık rekoltesini cümle aleme duyurmak için acele edilmesiyle ilgili; ben diyeyim; "Bu işte bir bit yeniği", siz söyleyin; "Hesabı başka olanlar" var.

Öyle ya; Tarım Bakanlığı tarafından önceki yıl; "Rekolte Temmuz başında tek elden açıklanacak" denmesine rağmen, üretici adına hareket ettiğini beyan edip (ne yazık ki bu günü kadar üreticiye hep zarar ettirenler), bir yandan, "fındık yandı tutuştu, rüzgar uçurdu, kar kaçırdı" diyerek, rakam vermeden düşük olacağını ima ediyor.

Bir diğeri ise ticareti ihracata kadar çıkaranların kuruluşlarından olan İstanbul Fındık Mamulleri ve İhracatçıları Birliği, önce başkanı Ali Haydar Gören'in ağzından 550 bin tonluk beklentiyi telaffuz ediyor. Daha sonra ise sanırım "az oldu biraz arttıralım ki biraz daha inandırıcı olsun" hesabıyla resmi olarak 592 bin tonu açıklıyorlar.

Sonra ise sınırlarımızın dışına çıkıyor ve geçtiğimiz hafta Hindistan'da yapılan Dünya Sert Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) toplantısında Türkiye'nin 2017 rekoltesi 670 bin ton civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Başta da ifade ettik ya, "acele ediliyor." Ya da, "birileri acele ediyor."

Neden mi?

Herkesin bir hesabı var.

Bugüne kadar tahminlerinde çok büyük oranda yanılan Ziraat Odaları'nın da hesabı var, "Rekolte artabilir de, eksilebilir de" diyerek, hiç gereği yok iken (!) 550 bin tondan söz edenlerin de...

Anlayacağınız, anlatmak istediğimiz, aslında bunların çoğu kişisel ve küçük hesaplar üzerine kurulmuş. İşte bu yüzdendir tek başına yılda katıksız, ithalatsız 2.5 Milyar Dolara yakın döviz kazandıran fındıkta hem üretimimizin, hem de pazar payımızın giderek azalması, gelecekte de daha da azalacağının emarelerinin şimdiden gözükmesi...

Demek istediğimiz o ki, böylesine büyük bir ürün, maalesef ben diyeyim "küçük hesapların", siz söyleyin "küçük adamların" oyuncağı yapılıyor!

Hem de, şunun şurasında 1.5 ay sabır edilmeyerek...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner394

banner393