Merhabalar.

Bu yazımızda Gençlerbirliği maçını 2 ayrı 45 dakika olarak ele alacağız.

İlk 45 dakikanın henüz başında hızlı başlayıp erken bir golle maçı domine etmek isteyen Trabzonspor şok bir golle mağlup duruma düştü. Belli ki bu Ersun Yanal’ın hiç beklemediği bir durumdu. Zira golden sonra Trabzonspor atağa dahi çıkamadı çünkü karşısında galibiyetin üzerine yatmaya çalışan, alan daraltan ve kontra deneyen bir Gençlerbirliği vardı. İlk yarı futbol adına bir şey göremedik. İlk yarı biterken Trabzonspor açısından kayıp bir maç daha mı sorusu akıllarda yerini çoktan almıştı bile.

İkinci 45 dakika başlarken Ersun Yanal’dan beklenmeyen bir hamle geldi. Okay’ı defansa çeken Yanal, Uğur Demirok’u kenara aldı ve sahaya UEFA’nın 2 yıl önce “Türk Messi” diye lanse ettiği ama şu ana kadar 11’de pek fırsat bulamayan Abdülkadir Ömür’ü sürdü. Abdülkadir oyuna bir girdi pir girdi, ileri uca hareket ve genişlik getirdi, kapalı rakip savunmayı ince bilek hareketleri ile adeta bir maymuncuk gibi kolayca açtı. Çok geçmeden asistini de yaptı ve Olcay abisine gol attırdı. Bu gol haliyle tribünleri de ateşledi, beklenen kıvılcımı Abdülkadir çakmıştı. O ana kadar sıkıştırılmış barut gibi dolaşan Trabzonspor ileri uç oyuncuları bu kıvılcımla adeta alev aldı. Derken Rodallega hamlesi geldi ve geleceğimizin sigortası Yusuf Yazıcı’nın harika ortası ile Roda golle buluştu. İlk yarıdaki hatta 1,5 yıllık Ersun Yanal gitmiş yerine başkası gelmişti sanki. Onazi değişikliği rakibin fişini çeken son hamle oldu. Sosa’nın pasında ince bir hareketle topun üzerinden atlayan Rodallega Onazi’nin golünde gizli kahraman olmayı başardı. Skoru tayin eden gol taraftara da derin bir ooohhh çektirdi.

Yeni transfer Sosa’nın imzasının üzerinden bir gün geçmeden maça çıkması ve kırk yıllık Trabzonsporlu gibi oynaması “Uyum sorunu” saçmalığının yeteneksiz futbolcuları kamufle etmek için uydurulmuş olduğunu bir kez daha ispatladı. Gerçek futbolcu için uyum sorunu bir şişe maden suyu ile halledilebilecek bir gaz probleminden ibarettir.

Abdülkadir Ömür’e de parantez açmak gerekirse şunu söylemek yeterli olacaktır; Ersun Yanal UEFA’nın 2 yıl önce keşfettiği bir yeteneği yeniden keşfetti ya da şöyle diyelim cesaretini ancak toplayabildi. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok, bu çocuk fırsat verilirse neler yapabileceğini kritik bir anda gösterebildi. Yusuf abisi ile birlikte Trabzonspor ve (Türk futbolunu yönetenler müsaade ederse ya da egolarını yenebilirlerse) Türk futboluna uzun yıllar hizmet edecekler inşallah.

Son bir söz de 45 dakikalık güzel futbolumuzdan rahatsız olan kiralık kalemlere olsun. Şota’nın da dediği gibi; korkmayın be, daha o kadar iyi değiliz ki neden korkuyorsunuz?

Saygılar,

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner434