Yakanın gözlerine baktı tavşan. Bilse atlayıp yere bile yıkabilirdi ormanı için. Ama bilemedi bu kadar acımasız olduğunu vicdansız yüreklerin. Tilkiye seslendi o da anlamadı.

Önce sıcak geldi, sonra ateş. Herkes bir tarafa kaçıştı. Ama yangın birçok yerde çıktığı için şaşırdılar.

Kuşlar havalandı o güzelim ağaçlardan. Onlar kurtuldular. Ama akılları arkadaşlarındaydı. Kaplumbağa kesin ölmüştü. Kabuk önce korusa da sonra çatır çatır yanmıştı. Sonra kurbağalar yandı. Ondan sonra karıncalar. Ağaçtan yukarı çıkarken yakalandı karıncanın biri. Küçük olduğu için sesi de duyulmadı. Domuzun biri ters yöne kaçmıştı. Bilememişti nereye gideceğini. Sonra hep bir ağızdan bağırdılar. Hep bir ağızdan ağladılar. Sesler göğe yükseldi. Duyulan ses ateşin sesi değildi, yananların sesiydi. Çok ağladılar, ama olmadı. Sonra kabuklar yandı, ağaçların kabukları. Hepimizden yaşlı idiler. Ne sıcaklar görmüşlerdi, ama böylesi ilk kez olmuştu. Ağladılar çatırdayarak, gözlerinden akan yaş vücutlarına yürürken buhar oldular.

Kim dikmişti bilinmez, belki de tohumların toprağa düşmesi ile yüzyıllar önce oluşmuştular. Kimseye zararları yoktu. Oy da vermiyordular, siyaset de yapmıyordular. Ağaçtılar, çiçektiler, hayvandılar sadece. Nasıl kıydınız onlara vicdansızlar. Nasıl kıydınız?

Özgürlüktür ormanlar, sevgidir. Aşktır. Sevgiliye ilk sözcüklerin söylendiği yerlerdir.

Serindir ormanlar. Sıcak yaz günlerinde sığındığın ağaç altlarıdır.

Oksijendir ormanlar. Şehrin kirliliğinden çıkıp derin nefes aldığın yerlerdir.

Mavidir ormanlar. Denizin mavisine  bakabileceğin en güzel yerlerdir.

Kerestedir ormanlar. Yaşlanınca bile kuruyup sana hizmet ederler.

Kağıttırlar, mektupturlar. Okuduğun roman, elindeki gazetedir. Sevgiline yazdığın mektup ondandır.

Nasıl kıydınız vicdansızlar?

Özgür toplumlar viyadük ve beton yollar ile değil sanatı, bilimi ve doğası ile gelişirler. Senin teminatındı Çamburnu. Misafirin geldiğinde götürdüğün yerdi. Kim tanjant yolunu gezdirir ki, ya da sahildeki ikinci tüneli. Misafirinin gözleri Çamburnu’ndaki çamlara bakarken mi mutludur, güzel otellere bakarken mi?

Diktirmeyiz arkadaş. Çamburnu bizimdir bizim kalacak. Kimseye bir çivi çaktırmayız.

Çamburnu GEZİ olur üstünüze çöker.

Çamburnu Trabzon’un vereceği en büyük sınavdır.

Artvinliler gibi Heslere karşı duramadık. Onun ezikliği içindeyiz. Kalplerimizde bir sızıdır Hesler.

Ama bu sefer yok.

Size Çamburnu’nu yedirmeyeceğiz.

Ne Patagonya emirine, ne Dongiz  inşaata.

Size Çamburnu’nu yedirmeyeceğiz arkadaş.

Bu da böyle biline.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292