NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

"Gerçek yobazlar kendi doğrusundan başka doğru tanımayanlardır" diyeceğim ama, biliyorum ki bu tür yobazlar akıllarını ve vicdanlarını da başkalarının emrine vermiş, ya da başka bir kula biat etmişlerdir.

Onun için, çok da anlamalarını beklemiyorum!

Hele hele, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen İstiklâl mücadelesini ve o mücadeleyi veren insanların gerçek kimliğini anlamalarını, dahası "Ne mutlu Türküm diyene" ifadesinin ne demek olduğunu idrak etmelerini hiç ama hiç beklemiyorum.

Sadece, aktarıyorum:

*

Başbakan İnönü akşamdan Atatürk´ü ziyaret etmiş:
-Hayırdır İsmet; habersiz geldin?..
-Paşam, azınlık meselesi. Konuyu Meclise getireceğiz. Ne diyorsunuz?
-İsmet bu gün geç oldu. Yarın sabah erkenden gel,konuşalım..
İnönü çıkınca Atatürk bütün görevlileri toplamış:
-Sadece Laleler kalsın..Bahçedeki diğer çiçekleri sökün,atın..derhal!..
ismet Paşa sabah gelmiş, bahçenin halini görmüş ve görevlilere sormuş:
-Ne oldu böyle?
-Gazi Paşa Hazretleri emrettiler, söktük.
Başbakan İnönü, hemen Cumhurbaşkanı Atatürk’ün odasına girmiş:
-Paşam, bahçenin durumu nedir?
-Azınlıkları söküp attım Ìsmet.
Ìnönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş..
Atatürk; “Ìsmet, ben "NE MUTLU TÜRKÜM DÍYENE" sözünü boş yere söylemedim. Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evladı. Ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner434