Nasıl yazacağımı, ne yazmam gerektiğini inanın bilmiyorum. Her şey öyle hızla değişiyor ki…
Bu da günümüzün yaygın deyimiyle ”ÜST AKIL”ın  işi mi? Sürekli bir gündem oluşturuluyor ve kendinizi ister istemez içinde buluyorsunuz.   Ana akım medyanın da üzerine ”plonjon” yapmasıyla daha da dikkat çekiliyor ve tartıştıkça tartışıyoruz. Sonuç…
Çocuk gelinlerin ortada kalan sorunlarını çözeceğiz diye bir af kanunu çıkarılmak istendi sonra tepkiler büyüyünce geri çekildi.
Sanki vergi affı çıkarılıyor!
Gelin de faizleri silip anlaşalım der gibi garip ötesi bir durum…
Vergi barışı mı bu !
Bu böyle zaten çözülemez. Feodal yapı hem güçlü hem baskın, toplumların kara yazgısını oluşturuyor. İnkâr da etmiyor ve gözümüzün içine baka baka dünyalar değişiyor kararıyor.

***                                        ***                                            ***

Tevelerde ABD seçimlerini izlerken HİLERY CLİNTON’ UN gençlik yıllarında NASA’ya mektup yazarak Astronot olmak istediğini, NASA’nın da “biz kadınlarla çalışmıyoruz.” demesiyle hayallerinin yıkıldığını izlemiştim.
Çok da üzüldüğüm söylenemez…
Buradan Ülkemizin kadınlarını düşünürken hangi evrelerden geçildiğini ve ne acıların yaşandığını okuduklarımla yaşamaya çalışıyordum.
Şimdi size MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ile ilgili bir anekdot anlatayım: 30 ekim 1918.  Mondros mütarekesi imzalanmış, ardından İstanbul işgal altında… Boğazda savaş gemileri, Sarayın ışıkları etrafı aydınlatıyor, kadınların neşeli kahkahaları her yerden duyuluyordu. Türk mahallelerinde ise geceleri erken sönen ışıklar… O evlerde öfke ve hüzün yan yana…
Gece gizli bir karargah.. Mustafa Kemal Paşa ayakta karşılanıyor. Orada bulunan Nigar Hanım’a: ”Sizin kahramanlıklarınızı anlattılar. Böyle bir zamanda vazifeleriniz tehlikelerle doludur ama siz bir Türk kadını olarak bu tehlikeyi göze aldınız. Bu mühim vazife için teşkilatımıza katıldınız” der.
Gece yarısı, toplantı bitmişti. Mustafa Kemal’in yanındaki komutanlar Nigar Hanım ve beraberindekilere evlerine kadar refakat edeceklerdi.
Nigar Hanım çıkarken, ”Paşam her tehlikeye karşı tedbirliyiz. Kötüsü gelirse çantalarımızı açarız, silahlarımız mevcut.”
Mustafa Kemal Paşa arkalarından,“İşte Türk kadınları hayatlarını hiçe sayacak kadar vatansever” diyordu. ”Türk kadınları zaferimizden sonra da mühim vazifeler alacaklardır” demiştir.
Öyle de oldu. Art arda çıkarılan devrim niteliğindeki yasalarla kadınlarımız son derece yüksek haklar elde etmişlerdir. Hem de bütün dünyadan önce.
Yarım kalan Milli Demokratik devrimden sonra şimdi bu yaşananlar içinizi acıtmıyor mu?
Bol kaktüslü günler…
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.