Hikmet Aksoy
Hikmet Aksoy
Yazarın Makaleleri
Derviş olan görecek elbet!
İşin kolayını kim sevmez. Buradaki kolaylık, elbette iş konusu hakkında bilgi sahibi olmakla başlar. Yoksa hiç bilmediği, bilgi sahibi olmadığı konularda görev almayı aklı başında olan kimse sevmez. Gerçek böyledir de yaşamda durum nasıldır...
Cinsiyet eşitliği ve temsil hakkı...
Toplumsal yaşamın ilk başlangıç noktası Hz. Adem ile Havva anamızın birlikteliği olduğunu biliriz. Yüce Rab, bu ikilinin dünyaya çoğalarak yayılmasında yarar görmüş olmalı ki, insanoğlunu renk renk yaratıp dört bir yana dağıtmış......
Bir sonbahar sabahı öyküsü...
Sonbahar sabahı... Benim için de... Doğa için de... Akşamdan, bahçemdeki ayva ve 'Trabzon Hurması' (Ebenaceae/Diospyros katkı) ağacının meyvalarını toplamaya karar verdim. Bereket, yağmur durdu sabahleyin. Güneş ise, üşümüş...
Üzerine soğuk su içmek
Siyasette gelişen olaylar karşısında kimi zaman; "Acaba kim doğru söylüyor?" diye ikileme düşenler çok olur. Öyle ya, hepimiz ekonomi öğrenimi görmediğimiz için siyasetçilerden bu alanda birikimi olanların farklı-farklı söylemlerinden...
Ekonomi... Zamlar... Yorgan meselesi...
İşler tıkır tıkır yürüyor!.. Akaryakıta üst üste gelen zamlar pek dillendirilmiyor eskisi gibi... Neydi o, eskiden zamdan tasarruf (!) yapıyormuş gibi biriktirip hepsini birden uygulamaya koyup, moralleri bozmak... O zaman iktidarlarının iş...
Kentsel sorunlar, trafik ve demokrasi...
Her sorunu, araştırmadığımız, soruşturmadığımız; ulaştığımız noktadan belli oluyor. Yüzeyselliği seviyoruz belki de. Daha da açalım bakış açımızı: Yaşamayı da bilmiyoruz kimi konularda... Düzenli bir günlük, haftalık, aylık...
Geçmişten bugüne...
Türk yazın dünyasının önemli kalemlerinden Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ulus gazetesindeki "Bize Göre" köşesinde yazdığı " İktisadi İstiklal mücadelesi" başlıklı yazısını fi tarihinde kesip almışım... Tarihini yazmayı unutmuşum....
AH ŞEVKET ABİ İYİ Kİ BUGÜNLERİ GÖRMEDİN.
Bölge gazeteciliğinin duayeni Şevket Özçelik'i dört yıl önce yitirmiştik. Güzel anısını sevgi, saygı ve Rahmetle anıyorum. 1980'li yılların başları... Trabzon'da Karadeniz gazetesinin kuruluşunda bulunup sonra "ayak oyunları"...
Aile sevgisini unuttuk mu?
Kargaları seven var mı bilmiyorum. Ama ben seviyorum. Nedeni de "çok uyanık" olmalarını... Bir de kendi aralarında öyle bir savunu birliği yapmışlar ki, birinin başına bir sorun çıksa; diğerleri hep birlikte hareket edip taarruza geçiyor...
"Ben da oni tanımayrum!..." mi diyelum?
Bu Facebook da sorup duruyor; "Ne düşünüyorsun?" diye... Düşünecek ne kaldı ki?.. ABD "gece ansızın" TC yurttaşlarına kapılarını kapattı. Sanki oraya gidip yiyeceğiz onları. Ula biz yamyam mıyız? Kolera, verem, tifüs hastası mıyız?...
Hep aynı siyaset anlayışı...
1960 öncesini çok iyi anımsıyorum. İktidar ile muhalefet "köprüleri atmış", küskünleri oynuyor. Ama, yurttaş önünde birbirlerini karalama yarışındalar. İktidar seçmen kaybetmemek için hücum yapıp gol atma peşinde, muhalefet ise savunma...
Ülkeme, ailelere, çocuklara hayırlı olsun.
Bu ülkede neyi ele alsanız sorunlu, defolu olarak elinize geliyor. Sosyal, kültürel sorunlar bir türlü bitmiyor. Üstelik artıyor. Ekonomi, finans dünyası dalgalı bir deniz. En küçük bir ekonomik dalgalanma olumsuz etki yaratıyor. Kriz, avarya,...
Evet, fındık fiyatı 20 lira olmalıdır!
Bu köşede ülkemizin fındık üretiminde birinci olduğunu yazdım. Bu bir gerçek de; fındık üzerine söz sahipliğine sıra geldiğinde -nedense- sonuncuyuz. Hemen belirtelim; bunun en başta gelen nedeni fındığı sahiplenmiyoruz. Sahiplensek böyle...
Laf ebeliği...
Siyasete soyunan herkes konuşuyor. Çünkü konuşmak onların hakkı!.. Ya da öncelik onların... Bir de söyleyecekleri kelamlar önceden ezberlenmiş, akortu yapılmış, sıraya konulmuş oluyor. Yani, kurulu siyasi koroya; ters düşen akortsuz ses...
İleri demokrası için büyük fırsat
Ben, sen, o... Biz, siz, onlar... Hepimiz, mevcut "Siyasi Partiler Yasası"ndan ve de "Seçim Yasası"ndan şikayetçi miyiz? Görüyorum ve de duyuyorum, hepimiz "-Evet!.." diye yanıt veriyoruz. Kamuoyu olarak, bireysel olarak bu iki yasanın içerdiği...
Türkiye'de ilk olimpiyat Trabzon'da düzenlenmiş
Ksenophon'un yazdığı Anabasis (On Binlerin Dönüşü) adlı kitabı kaçıncı kez okuduğumu bilemiyorum. Her seferinde farklı dünyalara götürüyor beni... Belki de ondan... Ksenophon, M.Ö. 430 yılında Atina yakınlarında doğdu. Genç yaşta,...
Türkiye'de ilk olimpiyat Trabzon'da düzenlenmiş...
Ksenophon'un yazdığı Anabasis (On Binlerin Dönüşü) adlı kitabı kaçıncı kez okuduğumu bilemiyorum. Her seferinde farklı dünyalara götürüyor beni... Belki de ondan... Ksenophon, M.Ö. 430 yılında Atina yakınlarında doğdu. Genç yaşta,...
Acaba?..
İnsanın güvesi olur mu? Niçin olmasın!.. İnsanın güvesi kendi benliğinde bulunur ama, çoğu kimse bunun farkında olmaz... Aklınca yaşar gider, içindeki kuşkularla... "Acaba" larla... Üç heceli "Acaba?.." sözcüğüyle... Kültürel, sanatsal,...
Platonik siyasi aşk...
Halkoylaması; mecazi anlamıyla "Halk oyalaması" sırasında kişilerin birbirlerine, "Hayır" dilemesi gündem olmuştu. "Hayır" sözcüğünün iyilik/mutluluk/sağlık vb. güzellikler getireceğine inanan bizden kimileri, halkoylaması/referandum döneminde...
Gerçek tarih olgusu ve korkaklığımız
Toplumsal olayların üzerine sos gerekmez. Böylesi olayların gerçekçi gözle, bağımsız ve tarafsız tahlili/analizi gerekir. Bunu yapmaz, olayı objektif gözle değerlendirmezseniz toplumsal algıyı başka-başka yönlere, vadilere çekersiniz....
Yanal istifa etmelidir ve zamanıdır…
Ersun Yanal, Türk futboluna renk, heyecan ve spor disiplini katan/getiren Trabzonspor'un teknik direktörüdür. Lafımız yok! Anlayanlar öyle layık görmüş!.. Bir takım karşılaşmalar yapar, yener, yenilir, berabere kalır. Faturanın övüncü...
Türkiye-Batı savaşı...
Kim ne derse desin, Türkiye'ye açılmış bir savaş var. Bugün, Batı'nın çirkin bir oyunu ile karşı-karşıyayız. Bu pis oyunu, bu iğrenç pusuyu 100 yıl önce milletimize kurdular. O tarihlerde Sevr paçavrası ile kutsal yurdumuzu...
"Para insanı çabuk rezil eder"
İkinci Büyük Savaş'ın yaşandığı yıllarda, Türkiye bu savaşa katılmamasına karşın, sıkıntılı bir dönemden geçmişti. Başka yol da yoktu zaten... Pek çok tüketim ve benzeri maddeler tanzim satışa tabi olup, vesika ile yurttaşlara...
"Edep dar'a çekilir, edepsiz alkış tutar."
1980'li yılların ikinci yarısı … Gazetede epey yorulmuş, biraz olsun soluklanmak için kendimi dışarıya atmıştım. İkindi vakti… Yakın olduğundandı belki, Taksim Parkı'nda Atatürk heykelinin hemen yanı başındaki masalardan...