Ter testi ile hastalığı teşhis ettiler

Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde yeni bir hizmet daha hayata geçti. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde ter testi ile “kistik fibrozis” hastalığının teşhisi yapılmaya başlandı.Çocuk...

banner228
Ter testi ile hastalığı teşhis ettiler

Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde yeni bir hizmet daha hayata geçti. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde ter testi ile “kistik fibrozis” hastalığının teşhisi yapılmaya başlandı.Çocuk...

20 Ekim 2016 Perşembe 13:13
Ter testi ile hastalığı teşhis ettiler
Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde yeni bir hizmet daha hayata geçti. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde ter testi ile “kistik fibrozis” hastalığının teşhisi yapılmaya başlandı.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Demet Can, ter testinin Balıkesir’de bir ilk olduğunu ifade ederek, hastalığın teşhisi için altın standart olarak belirttiği testin üniversite hastanesinde yapılmaya başlaması ile hastaların çevre illere gitmesine gerek kalmadığını dile getirdi. Ter testi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Demet Can, "İlk kez Andersen tarafından 1938 yılında pankreasın kistik fibrozisi olarak adlandırılan hastalık, günümüzdeki kistik fibrozis olarak biliniyor. Bu hastalık vücudumuzdaki salgı bezlerini etkileyen, dolayısıyla akciğer, pankreas, karaciğer, barsaklar, ter bezleri ve epididim gibi organlarda bozukluğa yol açan irsî bir hastalık. Eksik olan gen sebebiyle hücrelerde sodyum ve klor alışverişi etkilenir. Sadece bir gen eksik olduğu halde genetik analiz ile bunu her zaman göstermek çok zordur. Çünkü günümüzde 1900’den fazla mutasyonun bu eksikliğe dolayısıyla kistik fibrozise sebep olduğu bilinmektedir" dedi.
Hastalığın klinik bulgularının genetik bozukluğun derecesi ile paralel olarak hafiften ağıra kadar değişen geniş bir klinik yelpaze ile meydana geldiğini söyleyen Demet Can, "Yenidoğan döneminde barsak tıkanması, yenidoğan ve süt çocukluğunda akciğer enfeksiyonları, bol miktarda yağlı pis kokulu gaita, büyüme ve gelişme geriliği, vitamin A, D, E, K yetmezliği, tuz kaybına bağlı tablolar en sık rastlanan klinik bulgulardır. Büyük çocuklarda tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, bronşektazi, parmaklarda çomaklaşma, solunum yetmezliği, kronik sinüzit, pankreas yetersizliği, şeker hastalığı, siroz ve kısırlık görülebilir. Kistik fibrozis teşhisini doğrulamak ya da dışlamak için ter testi altın standart testtir. Nadiren kistik fibrozis genotipine sahip olan kişilerde ter testi negatif saptanabilir. Kistik fibrozis ile uyumlu şikayetleri olan ancak ter testi normal hastaları yakın izlemek ve genetik tetkikler istemek gerekebilir" dedi.
Yeni uygulanan ter testi hakkında da bilgi veren Can, "Ter testi, terdeki elektrolit miktarının kantitatif olarak ölçülmesidir. İki yöntemle ölçülmektedir. Klor ölçümü ve konduktivite ölçümü. Kistik fibrozisde salgı yapan hücrelerin klor kanallarında bozukluk olduğundan, terde direkt klorun ölçülmesi ideal yöntemdir. Üniversite Hastanemizde bu yöntemle ter testi yapılmaya başlanmıştır. Yenidoğan tarama programında sonucu kuşkulu ya da pozitif çıkan bebeklere teşhis konabilmesi için ter testi yapmak gerekir. Daha önce ilimizde ter testi yapılmadığı için bu bebekler çevre illere gönderilmekte idi. Ancak şimdi hem ter testi yapılmakta hem de sonuçlar çocuk göğüs hastalıkları uzmanı ve çocuk gastroenteroloğu tarafından değerlendirilebilmektedir" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.