Bahar Ayvazoğlu; "Biz her seferinde bir Kurtuluş Savaşı yazacak kadar güçlü bir milletiz..”

banner228
Bahar Ayvazoğlu; "Biz her seferinde bir Kurtuluş Savaşı yazacak kadar güçlü bir milletiz..”

21 Ekim 2016 Cuma 11:07
Bahar Ayvazoğlu; "Biz her seferinde bir Kurtuluş Savaşı yazacak kadar güçlü bir milletiz..”
 Röportaj: Faruk ATA
 
Bahar Ayvazoğlu… Ak Parti’nin kuruluşundan bu yana kendi deyimiyle davası için mücadelesini sürdüren, bunu hiçbir karşılık beklemeden yaptığını söyleyen genç, dinamik, kararlı, inançlı bir şahsiyet… Haber sitemizi ziyaret eden Sayın Bahar Ayvazoğlu, 20 ay önce seçildiği Ak Parti Kadın Kolları Başkanlığını, birçok fedakarlık yaparak sürdürüyor.
 
…Ve ekliyor: “Benim hiçbir beklentim yok.. . Ne kadar güzel bir alt yapı oluşturmuş. Kadın Kolları Başkanı ne güzel çalışmalarda bulunmuş desinler istiyorum.”
 
Haber sitemizi ziyaret eden Sayın Bahar Ayvazoğlu’na biz sorduk, o cevapladı:
 
“-Teşkilatlanma yapımız çok güçlü..”
 
“Göreve başladığım 2015’in 21 Şubat’ında göreve geldik. Siyasi tabloya baktığımız zaman en zor dönemde gelmişim. Ama zor dönemleri güzel atlattık. Kafamızda bazı şeyler vardı özellikle kadın kolları adına. Birçoğunu gerçekleştirdik daha almamız gereken çok yol olmasına rağmen. En azından güzel bir sinerji yarattığımızı düşünüyorum.
Ak Parti’nin teşkilatlanma yapısın çok güçlü. Biz 18 ilçede kadın kollarından ana kademe haricinde kadın ve gençlik kollarımızın yapılanması var. Bizim ana kademe gibi 16 tane birim başkanlığımız var. O 16 tane birim başkanlığının farklı görev tanımları var. Onlarla ilgili çalışmalar yaparlar. En çok çalışma yapan birimimiz sosyal politikalar başkanlığımız. Fakiri fukarayı, ihtiyaçlıyı, engelliyi, dezavantajlı grupları bulup ihtiyaçlarını tespit edip gerekli mercilere ulaştırmak için önümüze getiriyorlar. Yıllarca kadın kollarına kumanya dağıtsın, seçim zamanı bir de broşür dağıtsın, bir de fotoğrafta gözüksün gözüyle bakıldı. Hayır, bizim böyle bir anlayışımız yok. Bizim asli görevimiz insana dokunmak. Benim bu konuda özel bir hassasiyetim var. Tüm arkadaşlarıma da söyledim. Gittiğiniz yerde fotoğraf çektirmeyeceksiniz, parti faaliyeti gibi yaymayacaksınız. Ameller niyetlere göredir. Bizim niyetimiz iyi olsun, Allah öyle kapılar açıyor ki… Ben sanatla kültürle bağımızın çok fazla koparılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bizim bu anlamda Çevre Şehircilik Kültür birimimiz var. Ehemmiyet verdiğimiz bir çevre bilinci geliştirme birimimiz var. Sanat, kültür, hayvan hakları… Bizler kıyamet kopacağını bilse, bir fidan diken peygamberin ümmetiyiz. “
 
“Temiz siyaset projemiz var…”
 
“Aynı zamanda siyasette temiz dil diye bir projemiz var. Ne yazık ki biz Türk milleti olarak bazen kendimizi çok kaptırıyoruz. Küfürler de hep kadın ve anne üzerinden yapılıyor. Madem biz kadın kollarıyız, bunun karşısında durmalıyız diye düşünüyorum.  Bir insan tanımadığı bir kadını küfürle ağzına almamalı. Bu çok çirkin bir şey. Tabi ki sosyal medyada güç. Bir proje gerçekleştiriyoruz. Hiç değilse bir farkındalık oluşturmak adına. Ben mesela Avrupa Birliği projelerinin koordinatörlüğünü yapıyorum. Bu projelerden gelen alt yapılarla birlikte engelli çocuklarla çalıştım. Engelli çocuğu olan ailelerle çalıştım. Maddi durumu çok düşük ailelerle çalıştık ve onların çocuklarına okul öncesi eğitim verdik. Şimdi Üniversite öğrencileriyle bir proje yürütüyoruz. Dolayısıyla o toplumun birçok katmanı ile içli - dışlı olma fırsatını yakaladım. İhtiyaçlarını nispeten biliyoruz ve bunları görürken çok şey öğreniyoruz. Çünkü biz her şeyi bilemeyiz ve bilemiyoruz. Haddimizi bilirsek gerisi gelir. Şöyle düşünün, sizin şu anda bulunduğunuz mevkide başkası da olabilir ama orayı çok farklı kullanabilir, kötü bir amaçla kullanabilir.  Siz eğer dışarıda kalır sadece onu eleştirirseniz ve hiçbir şey yapmazsanız bu sizin yüklendiğiniz bir vebaldir. Ben siyasete böyle bakıyorum. Mesela ben oturduğum koltuğu çok önemsiyorum çok saygın buluyorum ama o koltuğa oturacak tek kişi olarak kendimi hiçbir zaman görmüyorum.”
 

 
“-Bahar Ayvazoğlu değil, Ak Parti Kadın Kolları alkışlanmalı”
 
“Ben bu görevi en iyi şekilde yapmalıyım, birilerine örnek olmalıyım. Birileri Bahar Ayvazoğlu’nu değil, AK Parti Kadın Kolları’nı alkışlamalı. Ben şahsen alkışlanmaktan hiçbir zaman hoşlanmadım. Dolayısıyla o seviyeyi korumak için de gecemiz gündüzümüz yok. Ben geçen gün bir yazı yazdım “Darbe Nedir Anne” diye. Onu hiç öyle sevilecek diye inanın yazmadım. O gece Cumhurbaşkanı’nı ben darbeden sonra ilk kez gördüm. O anlatırken ben duramadım, dayanamadım. İzleyemedim bile ağladım. Beni görmesinler diye önüme eğiliyorum telefonuma yaşlar damlıyor. Eve gittim bayağı geç bir saat hiç aklımda yokken tamamen içimden gelerek hiç düşünmeden şu kelimeyi şöyle olsun şunu değiştireyim demeden nasıl yazdıysam öyle paylaşayım mı paylaşmayım mı derken paylaştım ve hiç beklemediğim çok güzel tepkiler aldım. Biz böyle çalışıyoruz. Bu kadınlar evde ateşlenen çocuklarını bırakıyorlar bağını bahçesini bırakıyorlar. Her şeyini bırakıp buraya koşuyorlar ve bu kadınların hiçbir beklentileri yok. Biz olaya manevi açıdan yaklaştık. Hiçbir zaman bize kaybettirmedi de. Ben bu koltuktan bir gün kalkacağım ve yerime bir başkası gelecek ve gönül istiyor ki yerime gelen arkamdan güzel sözler söylesin. Ne kadar güzel bir alt yapı oluşturmuş, ne güzel bir Kadın Kolları Başkanlığı yapmış, ne güzel çalışmalarda bulunmuş, desin istiyorum. Allah razı olsun desin yeter. Ben vicdanen o zaman çok rahat olur ve önüme bakarım..”
 
-“Devlete inanıyorum.. Hiç kimse suçsuz yere hapiste yatmayacak..”
 
“Ak Parti Kadın Kollarına FETÖ olayından dolayı mağdur olduğu için gelip başvuran olmadı, ama duyduklarımız oldu. Ben olaya şöyle yaklaşıyorum birileri o gece bu vatan için bir bedel ödedi tankların altında ezildiler, bacakları koptu, şehit oldu. 241 tane şehit verdik. Ve bu insanların hiçbirini tanımıyoruz. Bugün onlara hayatlarımızı borçluyuz. Şu an yapılanın adına ne derseniz deyin, eğer bedel ödenecekse ödensin. Bugün benim kapıma birisi gelip sizinle ilgili şöyle bir şüphe var derse ben gönül rahatlığıyla giderim. Devlet şüpheli gözüyle bakmak zorunda. Ben inanıyorum ki orada hiç kimse suçsuz yere hapse atılmayacak, suçsuz yere görevinden alınmayacak, suçsuz yere çocuklar mağdur olmayacak. Bizim inandığımız, güvendiğimiz birçok insan vatan haini çıktı. O gece bu vatan evlatlarına hiç kimse acımadı, kimse merhamet göstermedi. Bu vatandaşların üzerine kurşun sıkan eşkiya grubundan bahsediyoruz. Acıdılar mı? Acımadılar. Devlet gerekeni yapacaktır. Buna adım gibi eminim. Akla kara ayrılacaktır. Zaten bu konu Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti altında. Cumhurbaşkanımız valiliklere bile Başbakanımız aracılığıyla valiliklerde masalar oluşturuldu onlarca merkezlerimiz var. Ortada bir delil yoksa devlet vatandaşın düşmanı değil ki. Bu süreç yaşanacak yaşanmak zorunda. Keşke yaşanmasaydı ama bu ayıklanmanın yapılabilmesi içinde yaşanılacak bir şey.”


 
“-Hedef Beştepe’ydi…”
 
“Belki de biz ölmüş olacaktık. Enn iyi ihtimalle ben kendi adıma söylüyorum hapiste olacaktım.. Ne oldu bize. Niye biz bu kadar gaddar olduk. Niye bu kadar zalim olduk. Bunları düşünmek lazım. Düşünsenize gece üçte yapılacak darbe 9.30’da yapılıyor. Bu bir ilahi adalet. Cumhurbaşkanımıza yapılan suikast girişimi 15 dakikayla önleniyor. Cumhurbaşkanı bugün hayatta olmayabilirdi. Hedef oydu. Tamam Milli iradeye olan bir darbeydi ama Cumhurbaşkanımız o milli iradenin oraya getirdiği insan. Dolayısıyla milli iradeyi temsil eden en mühim insan.Gitseydi birçok şey olacaktı. Ben bunu cephe gibi görüyorum. Çanakkale Savaşı'nda bir sürü cephe açıldı. Her cephede savaştık. 2016 cephesi Beştepe’ydi. Vatandaş da onu korudu.”
 
-“Fethullah Gülen 40 yıldır siyasetin içerisinde, herkesle fotoğrafı var..”
 
“Ben Safiye hanımın bir grupla Fethullah Gülen fotoğrafını Facebook'tan gördüm. Konuya çok Vakıf değiliml. Bilmediğim için çok yorum yapmam doğru değil ama bildiğim bir şey var. O fotoğrafın çekildiği tarihlerde zaten bizim Fethullah Gülen'le, cemaatle, yapılanmayla bir derdimiz yoktu. Biz o insanların terör örgütü olduğunu bilmiyorduk. O çok eski bir fotoğraf. 17 Aralık'tan sonra Cumhurbaşkanımız bunları bir terör örgütü olarak tanımlamış ve vatandaşlara demiş ki okullarında okuyan çocuğunuz varsa kolejinden alın. Bankalarında paranız varsa çekin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı bunu söylemiş. O söyledikten sonra hala bunları yapmaya devam etmişseniz kusura bakmasınlar devlet de bunun altında bir şey aramak zorundadır. Safiye hanımın dönemi o dönem değil ki. Kaldı ki Fethullah Gülen 40 yıldır siyasetin içerisinde hangi siyasi ile fotoğrafı yok ki Ecevit'le de var Mesut Yılmaz ile de var Tansu Çiller ile de var Demirel ile de var. O zaman oradan başlayalım ceza kesmeye. Bizim ilk dönemleri bizde de bir sorunumuz yoktu. Safiye Hanım Neticede bir milletvekili yurtiçinde ve yurtdışında da birçok platformda olması gereken bir insan. O fotoğrafın nasıl çekildiğini nerede olduğunu dahi bilmiyorum. Orada CHP'li, MHP'li birisi de olsa yadırgamazdım. Ama bir kadının da bir fotoğraftan dolayı yıpranmasının da karşısında dururum.”ü


 
-“Her seferinde Kurtuluş Savaşı yazacak kadar güçlü bir milletiz..”     
             
“15 Temmuz bizlere güzel şeyler de sundu. Birlik beraberlik tablosunu yaşadık. Şu an mesela şunu çok söylenmez miydi bu gençlikte hiçbir şey olmaz çok duymuştuk sokaktaki adam çok söyler yeni nesil eskisi gibi değil aklı bir karış havada ama aklı bir karış havada olmadığını gördük. Ben hep şunu söyledim Kurtuluş Savaşı bitmemiş.Biz daha kurtulmamışız düşman daha bitmemiş bu belki dünyanın sonuna kadar devam edecek ama en azından şunu gördük ki biz her seferinde bir Kurtuluş savaşı yazacak kadar güçlü bir milletiz. Meksika'da oluşturulmaya çalışılan bu tarz bir yapılanmaya karşı Meksika halkı biz Türk milleti gibi devletimizin yanında olacağız diyorlar. Düşünsenize Meksika Türkiye örnek almaya başlıyor.”
 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.