25 Ekim 2016 Salı 10:33
"Kimse bize ne yapacağımızı söyleyemez"
banner334
Tabii ki Karadeeniz havzasında olmayan bazı ülkelerin Karadeniz'e girmek amacında olduğunu görüyoruz. Ama siz de bahsettiniz Montrö Antlaşması var. Karadeniz'de askeri olsun, askeri destekli diğer gemiler olsun, burada bulunma şartları anlaşmada belirlenmiş. Nasıl davranacakları orada kesin şekilde yazılmış. Diğer yönden askeri değil de, Karadeniz havzasında olan tüm ülkelerin ekonomik işbirliği içerisinde çalışmalar yaptığını da söyleyebiliriz. Bu işbirliği olsun, bunun üzerinde çalışmak istediklerini de görüyoruz. Benim fikrim, Karadeniz'in barış denizi olması gerekiyor. Bana göre Karadeniz havzasındaki tüm ülkelerin isteği bu yöndedir. Karadeniz'in geleceğini Karadeniz havzasındaki ülkeler halletmelidir, kararları onlar almalı ve uygulamalıdır.

Karadeniz'i bir ev olarak düşünelim.Bu havzada yaşayan ülkeler de bu evde yaşayanlardır. Tabii ki dışarıdan birisinin gelip konuk olarak size kurallar oluşturmaya çalışması, şunu yapsan iyi olur, şunu yapsan kötü olur diye size ayrı kurallar oluşturmaya çalışması bence hiçbir evde kabul edilemez. Bu ev içerisinde yaşayanlar kendilerine göre kurallar oluşturacak ve nasıl yaşayacaklarını kendileri belirleyeceklerdir. Bizim, Rusya Fedarasyonu'nun felsefesi de budur. İlerideki straatejisi de bu havzaki ülkeler kendi karalarını kendileri almalıdır. 

Şunu açık söyleyeyim, konsolosluk önündeki protestolardan ben rahatsızdım. Kısa bir süre önce burada bir protesto yapıldı. Buraya gelenler dini açıdan bir protesto gösterisi yaptılar. Buraya gelen gençler vardı. Bunlara baktığımda şunu görüyorum; bunları birisi yönetiyor ve bence doğru bir şekilde de yönetmiyor.Çünkü buraya gelen gençler terörün ne olduğunu ve gerçekten teröre kimin destek verdiğini anlamıyorlar.Çünkü şu anda Rusya'nın Suriye'de bulunması teröre karşı mücadele etmektir, teröre karşı savaşmaktır.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292