13 Ağustos 2017 Pazar 08:36
Trabzon'da ki hain saldırıda kahreden ayrıntılar

Eren’in annesi Ayşe Bülbül’ün ağıdı yankılanıyor dağlarda, ormanlarda. “Hangi yaralarımı diyeyim/Hangi yükümü tutayım/Aldın da tomurcuk gülümü/ Çıkardın da bir gözümü...” Yürek dayanacak gibi değil. Hıçkırıyoruz yüzlerce kadın.

Maçka'ya 12 kilometre uzaklıktaki şehit Eren’in Köprüyanı köyüne ulaşmak zor. Dar toprak yol, cenaze nedeniyle kepçeyle düzeltilmiş. Eren, 3’üncü sınıfına geçtiği Maçka İmam Hatip Lisesi’ne işte her gün bu yoldan gidip geliyordu. 13 kardeşin 9’uncusuydu. Babası Hasan Bülbül’ü 14 ay önce kaybetmiş. Çok yoksullar. Köylü bu aileyi çok seviyor, “Sakin ve terbiyeli” dedikleri bu kalabalık Bülbül Ailesi’ne erzak yardımı yapıyordu. Evleri, köyün ucunda, ormanın tam dibindeydi. Eren, okul harçlığı için mevsimlik işçilik yapıyor, fındık topluyordu. Tıpkı şehit düştüğü cuma gününün arifesinde olduğu gibi.

PKK O YARDIMI ÇALDI

Eren’in annesi, ağabeyleri, ablaları Çamlıdüz Yaylası’nda hayvancılık yaparken Eren de topladığı otları evine getirdi. Bir hafta önce, eve geldiğinde, köylünün verdiği ve kış için sakladıkları 5 çuval un, şeker, yağ, çay ve kuru gıda ürünlerinin çalındığını fark etti. Polisi aradı. Perşembe günü jandarma karakolundan telefon geldi. Eve gelip keşif yapacaklardı. Kendisinin de hazır bulunmasını istediler. Eren, fındık topladığını ancak ertesi gün Köprüyanı köyünün karşı yamaçtaki camisinde kılacağı cuma namazından sonra kendisini almalarını istedi. Birlikte namaz kıldığı polis memuru Namık Özten, karakoldan gelen Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte üçü eve gittiler.

AĞILDA KALLEŞ PUSU

Etrafı araştırarak eve geldiler. Ne olduysa o anda oldu. 20 metre yukarıda boş koyun ağılı, merek (samanlık) vardı ve hemen sonra sarp yamaçta orman uzanıyordu. Ağıldan PKK’lı teröristlerin yaylım ateşi başladı. Eren, Başçavuş Ferhat Gedik ve polis Namık Özten kanlar içinde yere yığıldılar. Eren ile Başçavuş Ferhat hastanede şehit oldu. Özten’in durumu iyiye gidiyor.

ÇARESİZCE SEYRETTİK’

Yenge Aysel Bülbül, kuş uçuşu birkaç dakika olsa da ulaşması bir saat süren karşı yamaçtan anbean tanık olduğu, çaresiz kaldığı o korkunç dakikaları anlatıyor: “Üç kişiydiler. Eren, asker ve polis. Geldiler, 1 saat dolaştılar. Birden silah sesleri başladı. En az 50 mermi sesi saydım. Saat 15.20’ydi.” Hıçkırıyor. Eren’in yengesi Yeşim Bülbül ise o anları güçlükle anlatıyor. “Üç kez seri atış yaptı teröristler.” Eren’in kanının döküldüğü çeşmeyi gösterip ağlıyor. (Hürriyet)

Son Güncelleme: 13.08.2017 08:59

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner292