Evet; maçın bir saatlik bölümünü 10 kişi oynayan rakibi karşısında Trabzonspor bir gol bile atamamış ve de son dakikalarda da gol yememiş ise bunu kesinlikle "istikrarın bozulmaması" için yapmıştır!
Soracaksınız ki hangi istikrar?
Birincisi; ligin 7 gol ile en az gol atabilen iki takımından biri olma unvanını kaybetmedi!
İkincisi; ortalama hesap olan "her maça bir puan" durumunu "12 maçta 12 puan" toplayarak sürdürdü!
Üçüncüsü; rakip çok büyük hata yapmadıktan sonra gol atabilmesinin asla mümkün olmadığını tekrar gösterdi!
Dördüncüsü; rakibin zaaflarına yönelik bir oyun planı olmadığını bir kere daha ortaya koydu.
Beşincisi; Ersun Yanal'ın oyuna müdahale anlayışındaki gariplik ve geçlikten  vazgeçmediğini kayıt altına aldı.
Altıncısı; hakemlerin söz konusu Trabzonspor olduğunda kurallara göre değil de, keyfiye göre karar verdiğini bir kere daha tasdik ettirdi.
*
Sondan, yanı altıncıdan başlayacak olursak 17'inci dakikada ceza sahası dışında Yusuf Erdoğan'a yapılan harekete faul çalan Fırat Aydınus'un bir dakika önce aynı şekilde ama bu kez ceza sahası içinde Güray'ın maruz kaldığı harekete "devam" demesi olsa olsa, "fauller sahanın değişik kesimlerine göre değişir" şeklindeki yeni kuralıyla açıklanabilir!
*
Ama, beşinci madde Ersun Yanal'ın oyuna müdahale hakkını yanlış geç ve yanlış kullanarak yaptığı hatadan sonra, hakem Aydınus'un kine takılıp kalmak ne denli gerçekçidir. Trabzonspor'a kendi içindeki fayda getirmiyor ki, dışındaki hakem getirsin!
*
Dördüncü maddemiz neydi? Rakibin zaaflarına yönelik bir oyun anlayışı... Örnek mi? 30'uncu dakikadan sonra eksik oynayan rakibi karşısında bordo-mavililerin maçın başında başlattıkları kenarlardan rast gele ortalama sistemi kalan 60 dakikada değişti mi? Yok.! Aynen devam... Ki bu anlayış yüzünden uzatma dakikalarında Gençlerbirliği gol bulamadı ise tamamen şans faktörüne yazılması gerekiyor.
*
Üçüncü maddeyi rakip uygulamaya koydurtmadı. 10 kişi kalmasına rağmen savunmada çok büyük hata yapmadı. Ağır vasıta N'Doye başta olmak üzere bordo-mavili hücum oyuncuları da olağanüstü bir hareket ortaya koymadıklarına göre!
*
Geldik mi ikinci sıraya. Trabzonspor'un bu bu kadro ve böylesi bir kafa ile becerebileceği en iyi iş "maç başına bir puan istikrarıdır!" Ama, ligi tamamlandığında 34 maçta 34 puan Süper Lig'de tutundurur mu? Ya da PTT 1, Ligin yolunu mu gösterir? İşte orası meçhul...
*
Ne kaldı geriye?  12 Maçta 13 puan elde etmiş Akhisar ile ligin en az gol atan iki ekibinden birisi olma unvanı... Sırf bu unvanı kaybetmemek için Suk'u transfer  etmedik mi? Geçen yıldan kalan Muhammed ve N'doye'den medet ummadık mı?
*
Haa; söz konusu istikrar olduğunda en önemlisini unuttuk! Bütün bunlar yaşanırken Başkan Muharrem Usta ile teknik direktör Ersun Yanal'ın uyumlarındaki istikrar ne olursa olsun bozulmuyor!
Ne diyelim?
Böyle istikrar düşman başına mı? Ya da, Trabzonspor'u tarihinin en karanlık dehlizine atar mı? Atmaz mı?
MURAT TAŞKIN
27 KASIM 2016
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.