12 Haziran 2017 Pazartesi 17:06
Türk futbolunu böyle görüyorlar

2010-2011 Sezonuna da vurgu yapılan yazıda, politik durumun futbolu etkilediği, boş stad tartışmaları, kulüp başkanlarının kötü yönetimi, ödenmeyen futbolcu aylıkları da yer alıyor.

İşte "Işıltılı Cephesinde Çizik" başlıklı yazının tam tercümesi:

Podolski, iki sene sonunda 34 gol ve 15 asistle Cumartesi günü Konyaspor’a (2-1) karşı Galatasaray için son maçını oynayarak veda etti. Podolski Japonya J-Ligine Vissel Kobe’ye gidiyor. Böylece Türk ligi bu zamanlarda çok ihtiyacı olan her zaman iyimser bir futbolcuyu kaybetmiş oluyor.

Sonuç olarak Türk ligi 2011 senesindeki büyük şike skandalı ve ülkedeki çalkantılı politik gelişmelerin sonuçları ile uğraşıyor.

Buna ilaveten boş statlar için tartışmaların alevlenmesi, kulüp başkanlarının kötü yönetimi, futbolcuların ödenmeyen aylıkları ödenmemesi  ve siyasetin etkisi.

Cumartesi günü Türkiye’de lig sona erdi. Şampiyonluk unvanını koruyan Beşiktaş  Osmanlıspor’u 4-0 yendi ve üstünlüğününü  pekiştirdi. Yalnızca iktidar Partisi Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sıkı bağlantısı olan Başakşehirspor  sezonun sondan bir önceki maçına kadar mücadele edebildi. Beşiktaş’ın rakibi diğer büyük Istanbul takımlarıFenerbahçe ve Galatasaray  büyük puan farklarla 3. ve 4. oldular. “ Amacımız  şampiyonluk değildi, yalnızca iyi futbol segilemek istedik” Şenol Güneş şampiyon antrenör olarak bu cümleyi söyleyebiliyordu. Bunu söyleyen 64 yaşındaki antrenör aslında Türk futbolunda kaybedenin tabiri caizse hiç değeri olmadığını biliyordu.

2002 yazında Güneş,Türk Milli Takımını Japonya ve Güney Kore’deki dünya kupası finallerinde 3.yaparak Türk Milli Takımının tarihindeki en büyük zafere ulaştırmıştı.

İki sene sonra Avrupa Şampiyonası finallerine katılma maçlarında başarısız olan Türkiye Şenol Güneş’i kapıdan kovmuştu. Şimdi Trabzon’lu antrenör Beşiktaş'la birlikte şampiyonluk ünvanını tekrar korumuş olmayı kutluyor. Fakat Şenol Güneş dışında antrenörler maçtan maça kovuldu; 23 antrenör değişikliği oldu.

Yalnızca büyük Kulüplerin 1 milyar EURO’ya yakın borç yığınağı var

“Kapıları açabilmem için Galatasaray’da büyük işler başarmam lazım” 22 yaşındaki Armindo Bruma söylemişti. Gerçekten Portekizli 29 maçta 11 gol atmış ve 8 tane de hazırlamıştı. Şimdi yolu RB Leipzig’e gidiyor. Süratli açık oyuncusu için uzmanlar büyük bir kariyer yapabileceği öngörüsünde bulunuyorlar. Leibzig hucüm oynayan bu kabiliyetli genç için 12 milyon Euro kulübüne ödüyor. Bu miktar başarıya bağlı olarak 15 milyon EURO da olabilecek.

Maddi olarak zor durumda olan Galatasaray’ın bu paraya çok ihtiyacı var. Olağanüstü futbolcu aylıkları ve çok pahalı transfer harcamaları Türk kulüplerini nerede ise yıkımın kenarına sürüyor.

Yıldızlar dolar veya Euro üzerinden ödeniyor. Fakat kulüplerin gelirlerinin çoğu Türk lirası üzerinden elde ediliyor. Türk lirasının geçen seneler dolar ve Euro karşısında değer kaybı kulüplerin mali problemlerini daha da zorlaştırdı.

Yalnızca büyük kulüpler Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un borçları birlikte yaklaşık 1 milyar Euro’yu buluyor. Alt yapıya yatırım yapmanın yerine Türkiye’de futbolcu harcamaları ortalama olarak kulüp masraflarının % 70-90’ını tutuyor. Gerçi kısa vadede Katar’la olan  yeni yayın ihalesi biraz ilaç kulüplerin bu mali çıkmazlıklarına biraz ilaç olursa da; önümüzdeki sezonlar kulüpler şimdiye kadar aldıkları sezon başına 327 milyon Euro yerine 557 milyon Euro alacaklar-

Fakat Türk ligine seyirci sorunu rahatsız ediyor. Türk ligini eski Hoffenheim’lı futbolcular Andreas Beck, Ryan Babel ve Demba Ba oynadığı Beşiktaş evinde ortalam 30.000 seyirciye oynaması seyirci acısından su yüzene çıkarıyor, ayakta tutuyor. Beşiktaş sayesinde Türk ligi maç başı seyirci sayısı ortalama 9.500 . Fakat 18 kulübün yalnızca 7’i ortalama olarak 6.000 seyirciyi geçiyor.

Örnek olarak lig ikincisi Başakşehirspor maçlarını ortalam olarak 3.000 kişi izliyor.

2011 senesindeki büyük şike skandalından sonra Türk futbolu çok güven kaybetti

En büyük seyirci kaybı Fenerbahçe’de oldu: Maç başına ortalama bir önceki sezona göre Fenerbahçe’nin evinde oynadığı maçları 12 000 kişi az izleyerek bu sayı bu sezon 16.500’e düştü. Fenerbahçe antrenörü Dick Advocaat şaşkın tespit etti:” Türkiye’de statların her zaman dolu olduğunu zannetmiştim. Advocaat’ın cümlesi yüksek ücret alan yabancı yıldızların çeşitli skandallarla anılan Türk ligine nasıl geldiğini açıklamak için  örnek alınabilinir. Advocaat bir sene Türkiye’de çalışmasından sonra tekrar Hollanda’ya dönüyor. Hollanda Milli Takımını çalıştıracak.

Bir gelişme olacağa da benzemiyor.

Bazı kulüp başkanlarının davranışları şaşkınlık yaratıyor. Skandallarına alışılmış Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım yine bir skandala imza attı. Fenerbahçe kadın basketbol takımının Yakın Doğu Üniversitesi kadın basketbol maçında rakip tarafın başkanını tokatladı. Sebep de rakip takım Fenerbahçe’ye bilet vermemiş. Bunun yerine Beşiktaş taraftarına bu biletleri vermiş iddiası.

Aziz Yıldırım 2011 senesinde büyük şike skandalından sonra ( Aziz Yıldırım o sene şampiyonluğu satın almış) ilk önce bir suç örgütü kurmak ve şike yapmaktan 6 sene 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Fakat kanun değişikliklerinden sonra beraat etti.  Aziz Yıldırım bu şike skandalı için Gülen Hareketinin kendisine komplo yaptığını ileri sürdü.

 

Türk futbolunda siyasetin etkisi büyük. Hükümet üyelerinin baskısı sonucu Galatasaray Türk futbolunun efsanesi Hakan Şükür’ü Gülen Hareketine yakın durmasından dolayı kulüp üyeliğinden ihraç etti. Yine Galatasaray Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatını takip ederek “ Türk Telekom Arena’ı” Türk Telekom Stadyumu’na “ olarak değiştirdi. Cumhurbaşkanının hanımının yeğeni ile evli olan Başakşehirspor başkanı ve aynı zamanda Kulüpler Birliği sözcüsü Göksel Gümüşdağ hemen cumhurbaşkanının bu isteğini onaylayarak, statlarımız Türkçe kelimelerle anılmasını doğru buluyorum” dedi "

Son Güncelleme: 12.06.2017 17:14

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner394

banner393